Sabahın erken saatlerinde, odanın loş ışığında terleyen tenler birbirine yapışmıştı. Göğsünü kabartarak nefes alan folloş, henüz uyanmanın verdiği sersemlikle ama gözlerindeki ateşi sönmeden yatağın kenarına doğru kıvrılmıştı. Yarağın sertleştiğini hisseden adam, kadının arkasından yaklaştı; elleri vahşi bir şehvetle kalçalarını kavradı, amcık çatlaklarına doğru indirdi. Kadın hafifçe inledi ama yaramaz bir direnç gösterdi; tam da bu meydan okuma onu daha da çılgına çevirdi. Adamın parmakları amcığın ıslaklığında kayıyor, giderek derinleşen saksoyla yarışıyordu.
Kokusu iyice sararken odayı, adam sırtı dönük folloşun amını kenardan çekip avuçladı. Kadının ısırdığı dudaklarından kaçan ahlar arasında köklediği yarağı yavaşça ve acımasızca içeriye doğru itti. Her hareketinde kadının vücudu titriyordu; hem acı hem zevk birbirine karışırken amındaki kaslar istemsizce sıkışıyordu. Dayamalar artarken adam karısını kendi ritmine zorla uydurmaya başladı. İnlemeleri sedasız odaya yayılıyor, yataktan fırlamak isteyen bedenler adeta zincirleniyordu.
Önce yavaş ve derin kökleme, sonra sert ve hızlı infilaklarla birleşince kadın neredeyse çılgına dönmüştü; deli gibi amcığını sıkan elleriyle yatağı tırmalıyor, havayı kesen çığlıklar atıyordu. Adam son gücünü toplayıp yavaşça çıktı ve kadının yanına düştü; tam o anda içine boşaldığı an yüzündeki ifadeyle zaferinin tadını çıkarıyordu. Kadının içinde sıcak dolunca tüm bedenini kaplayan bir huzur çöktü ama şehvet hâlâ canlıydı; sabahın sancılı ama tatlı sevişmesi böylece doruğa ulaşıp patlamıştı.